Fidelitas Lex, öncelikle bu özel röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Şu sıralar herkesin gözü kulağı DeFi protokollerine ve özellikle Uniswap’e odaklanmış durumda. UNI, birçok kişinin 2 dolar andından sattığı ancak 9 dolara kadar çıkarak insanları pişman eden bir token oldu. Siz UNI’nin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Fiyat konusunda bir yükseliş beklentisi var mı?

Uniswap DeFi protokolleri arasında oldukça önemli bir yere sahip. Kripto para evreninde alışılmış merkezi borsalara bir alternatif. Zira velayetsiz takas imkanı başlı başına kıymetli bir değer önermesi iken kullanıcıyı teşvik etmek üzere kurgulanan likidite havuzları ile işlevselliğini oyun teorisi ile harmanlamayı becerebilen bir platform.

Bu durumu rakamlar da teyit eder nitelikte; Uniswap başta olmak üzere muadili bir çok takas platformunun merkezi borsa işlem hacimlerinden pay aldığını görüyoruz.

Tüm veriler işlerin ne yöne gidebileceğine dair ipucunu vermişken Uniswap’ın bir adım daha atarak eski kullanıcılara bir sadakat ödülü ve yeni kullanıcılara ise platform yönetiminde söz hakkı niteliğinde UNI token dağıtma kararının platformun rakipleri arasındaki yerini pekiştirdiğini söyleyebiliriz.

Uniswap ve benzeri, sorunsuz çalışan ve belki de daha önemlisi gelir yaratan platformlara ait yönetim token sahipliğini hissedarlığa benzetebiliriz. Projenin devamlılığına, ekibin yetkinliğine dair ikna olmuş ve geriye dönük ortaya konulanların ortaya konulacaklara dair fikir verebileceği kanaatinde iseniz token değerlemesi için kaygı duymak yersiz.

Zira şunu biliyoruz Uniswap yakın zamanda “limit emir”, “zk rollup” ya da takas komisyonlarının UNI token sahiplerine dağıtılması gibi. geliştirmeler ile mevcut modelin üzerine yeni tuğlalar koymaya devam edecek, bu tuğlaların değerlemeye yansımayacağını söylemek güç.

Goldman Sachs eski yöneticisi Richard Rosenblum bir ifadesinde DeFi sektörünün Bitcoin’i bile gölgede bırakabileceğini belirtti. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? DeFi geçici bir ICO furyası mı yoksa bundan çok daha fazlası mı?

Kesinlikle çok daha fazlası. Kripto para sektöründe 2017 – 2018 dönemine tanık olmuş yatırımcı ister istemez belli kıyaslamalar yapma ihtiyacı duyuyor. Ancak şu gözden kaçmamalı; ICO furyası ürünün henüz hayat bulmadığı bir atmosferde yalın taahhüt üzerine inşa edilmiş bir döneme işaret ederken, DeFi halihazırda modelleri ürünleştirebilmiş bir ekosistemi tanımlıyor

.

Örneğin Compound Finance, token dağıtımına başlamadan evvel yaklaşık 1 sene süre ile faaliyetini sürdürmüş olan bir platform. $COMP token borsalarda işlem görmez iken platformun kullanıcıları belli finansal ihtiyaçlarını zaten karşılayabiliyor durumdaydı. Aslında duyurulan $COMP token platformun yönetiminin dağıtık hale (DAO) getirilmesini amaçlayan bir hamleden fazlası değil. Diğer bir deyişle token değerinin 0 USD olması sonucu platformun faaliyetine son vereceğini düşünmek doğru bir bakış olmayabilir.

DeFi protokollerinin asıl hedefi geleneksel bankacılık ve finans hizmetlerini merkeziyetsiz bir şekilde sunabilmek iken şu sıralar birçok kişi bunu sadece yatırım için kullanıyor. Sizce DeFi sektörü asıl hedefinden sapmaya mı başladı?

Gelinen noktayı yadırgamak yanlış, zira kripto para piyasası her ne kadar içerisinde olan bizlerin gözüyle yere göğe sığmasa da geleneksel piyasa büyüklüğü ile kıyaslanamayacak derecede küçük. Dolayısıyla piyasaya yön veren aktör sayısından ya da Wall Street kurumsal yatırımcısından arzu edilen manada bahsetmemiz güç.
Örneğin ben en nüfuzlu oyuncuların halen büyük kripto borsaları ve kripto girişimlerini destekleyen ilk yatırımcılar (VC) ile sınırlı olduğunu düşünüyorum. Bu durum son dönemde çeşitli DeFi platformlarında platforma yön verme potansiyeli taşıyan yönetim token’larının sahiplik dağılımına bakıldığında kendisini bir kez daha gösteriyor.

Ancak bir bütün olarak DeFi ekosistemi, çeşitli projeler aracılığı ile kişisel finansal özgürlüğün sağlanması, merkezi yapıların by-pass edilmesi noktasında işlevsel mi ve bu yolda mesafe kat ediyor mu sorusunun yanıtı benim bakış açımla evet.

DeFi çılgınlığı esnasında Ethereum ağındaki tıkanıklık ve işlem ücreti ortalaması da tehlikeli bir seviyeye geldi. ETH 2.0 herkesin beklediği haber olsa da bunun ölçeklenebilirlik için çözüm olmadığı belirtiliyor. Sizce ETH 2.0 ile ağ rahatlayacak mı?

Mutlaka etkisi olacağı görüşündeyim. Şu hali ile DeFi Ethereum’a sığmaz ve yüksek gas ücretleri sebebiyle belirli bir zümre dışında tabana yaygın kullanılamaz vaziyette. Bu durum kitlesel adaptasyon için adeta bir bariyer.

ETH 2.0 sonrası dönemde gidişatı belirleyecek olan iki faktör var ; averaj kullanıcının ETH 2.0 öncesinde yaşadığı ve ETH 2.0 sonrası yaşayacağı müşteri deneyimi, oluşacak kitlesel hafıza ve bu hafızadan hareketle mevcut ve yeni oluşacak platform geliştiricilerinin yapacakları tercihler.

Ethereum şu vakte kadar DeFi için ilk akla gelen isim olmayı başardı, ancak baş döndürücü ivmede seyreden bir ekosistemden bahsediyoruz; dolayısıyla rakip network’lerin ve bu network’ler üzerine inşa projelerin doğuşuna tanık olunması kadar normal bir döngü yok.

Justin Sun veya Changpeng Zhao gibi isimler DeFi çılgınlığından faydalanmak için çeşitli girişimlerde bulundu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? ETH yüksek işlem ücretleri nedeniyle yerini başkasına kaptıracak mı?

Ölçekleme tüm network’lerin ilk sırada masaya yatırdığı bir sorun. Ethereum’un gelinen noktada yaşadığı sıkıntı ve bu sıkıntıların sebebinden sıkça bahsediyoruz. Dolayısıyla ölçekleme taahhüdünü yerine getirecek/getirmiş olan network’lerin adından söz ettirmesi oldukça öngörülebilir.

Ancak ilk akla gelen olma özelliği tümüyle farklı bir durum, bir çokları için Ethereum halen muadilleri arasında bir “”schelling” noktası ve durumun değişmesi için diğer projelerin çok çalışması, en az Ethereum topluluğu kadar büyük bir topluluk inşa etmesi ve bu topluluk mensuplarında kalıcı şekilde sadakat uyandıracak işlere imza atması gerek.

Tüm bu gereklilikler alt alta toplandığında mevcut resim kısa vadede değişmeyebilir gibi gözüküyor.

Uzun vadeli olarak Bitcoin hakkında herhangi bir fiyat tahmininiz var mı? Bütün bu yaşananlar BTC üzerinde nasıl bir etki bırakacak?

Reklam
Okumaya devam et

İşin teknik yönünün temel yönünü şekillendirdiğine inananlardanım. Ancak bu soruya yanıtım temel yönden olacak.

2020 yılı Bitcoin adına kayıp bir yıl olarak tamamlanacak gibi. Evvelinde tartışılan bir çok iş geliştirmenin bir şekilde hayata geçmekte zorlandığını görüyoruz. Topluluğun kendi içerisinde bölündüğü ve bu bölünmenin çeşitli fraksiyonlar yarattığı herkesin malumu. Bu durum her geçen gün derinleşirken, bütünlükten uzaklaşan bir topluluk görüntüsü yaratıyor.

Rekor tazeleyen hash oranı network’ün güvenliği adına önemli gösterge lakin iş yapışta bir patinaj hali söz konusu. Kişiler arası aracısız değer transferi aracı olmaktan ziyade yaşanan ödül yarılanması öncesi ve sonrasında “değer saklama aracı” söylemine daha fazla yaslanmış olan spekülatif bir yatırım enstrümanı sanıyorum Bitcoin için mevcut haliyle en doğru tanım.

Şu an için geleceğine inandığınız ve ekosistemin ayrılmaz bir parçası olacağını düşündüğünüz 5 DeFi projesi paylaşabilir misiniz?

Proje ismi detayına girmekten çok proje konusu üzerinden örnekleyebiliriz kanaatindeyim.

Velayetsiz takas platformları DeFi için bel kemiği olmaya devam edecek, zira DeFi bir çok noktada farklı akıllı kontratlar ve dolayısıyla token’lar arası etkileşimi / değer takasını gerektiriyor.

Ayrıca finansal ihtiyaçları karşılayan platformların gün geçtikçe türev ürünleri de ürün yelpazesine katıyor olacaklarını göreceğiz, sigortacılık dahil bu alanda yükselecek yeni projeleri takip etmekte fayda olacağı düşüncesindeyim.

Son olarak yönetim token’ları ve bu token’lar ile temsil edilen oy hakkı meselesi gündemde kalmaya devam edecek gibi gözüküyor. Zira bu mesele özü itibarıyla ve dağıtık bir kurgu önermesi barındırıyor olması yönüyle en temelde kripto para ideolojisine dokunuyor. Ayrıca yönetim token’larının uzun süre ile protokole kilitlenmesi ve kilit süresine bağlı olarak ödül oranının arttırılması gibi pratikler ile daha fazla karşılaşmamız mümkün.

Sürdürülebilir gelir modeline sahip, ürün gamı ile rakiplerinden pozitif ayrışan/fark yaratan, denetim geçirmiş ve sektör genelinde kabul gören projeler ekosistemde öne çıkmaya devam edecek, burada bir kesinlik yatıyor.